GÜNDEM
Giriş Tarihi : 14-04-2021 09:18   Güncelleme : 14-04-2021 09:18

GÖNÜLLERE ŞİFÂ: KUR’AN-I KERÎM

Mübarek Ramazan ayının gelişiyle biz Müslümanların gönülleri, rahmet ayının bereketiyle bir arınma mevsimine girdi. Bu ayda bütün âlemlere bir öğüt, gönüllere şifa, müminlere rahmet ve rehber olmak üzere indirilen Kur'an ile meşgul olmak, bir arınmadır.

GÖNÜLLERE ŞİFÂ: KUR’AN-I KERÎM

Mübarek Ramazan ayı denilince ilk akla gelen oruç ibadetidir. Aslında bu ay, Kur’an ayı olarak bildirilmiştir. Çünkü Kur'an-ı Kerimbu ayda indirilmiştir.Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim,  Allah Teâla tarafından, Cebrail Aleyhisselam vasıtasıyla Peygamber Efendimiz’e 23 senede ayet ayet, sûresûre indirilmiş, mushaflarda yazılmış, okunması ile ibadet olunan mu’ciz ilahi bir kelamdır. İnsanlık tarihinin en karanlık devrini yaşadığı; cehalet, zulüm ve haksızlıkların kâbus gibi bütün insanlığın üzerine çöktüğü bir çağda, Ramazan ayında; Mekke'de Hira Dağı'ndan yankılanan ilahi bir ses “Oku!” emriyle ilk mesajını göndererek, cihanı aydınlatacak İslam güneşinin doğuşunu müjdelemiştir.Kur’an-ı Kerim, insanlara doğru yolu gösteren Rabbani bir mesajdır. Biz Müslümanların hem maddi hem de manevi hayatını düzenleyen ilahi bir kitaptır.  Yüce Rabbimiz, bize Kur’an-ı Kerim’in ihtiva ettiği itikadi, iktisadi, sosyal, hukuki ve ahlaki bütün emirlerini yaşamayı emretmektedir.

EN HAYIRLI İNSANLAR

Kur'an'ın ilk emri oku olduğuna göre, bizler de Kur'an'ı okuyup anlamaya çalışmalıyız. Bunu asli harfleriyle öğrenmek, hem dini bir vecibe aynı zamanda bir ibadettir. Sevgili Peygamberimiz (sav), Kur’an-ı Kerim’i öğrenen ve öğretenleri en hayırlı insanlar olarak takdim etmiş, her harfinden dolayı da birkaç kat ecir ve sevaplarla mükafatlandırılacağımızı müjdelemiştir. Zaten dinimizin beş şartından olan namaz ibadetimizin farzlarından birisi de kıraat, yani okumaktır. Böylece Kur'an okumanın önemi daha iyi anlaşılmış olacaktır.

Şüphesiz Kur'an-ı Kerim'in muhatabı bir kabile veya bir millet değil, bütün insanlardır. O, bütün çağlara hitap eder,kendisinden sonra bir kitap daha gelmeyecektir. Bütün akıl ve fikir sahiplerine seslenir, üzerinde düşünmesini istemektedir. İnsanı hidayet yoluna sevk eder, rehberlik eder. Hem dünya hem ahiret mutluluğunu temin eden esasları ile bir mucize olarak tazeliğini korumakta, dünya yaşlandıkça Kur'an gençleşmekte, ifade ettiği gerçekler daha açık ortaya çıkmaktadır. Kur'an'ın bir ismi de zikirdir. Kalplerin huzur bulduğu yüce bir arınma vasıtasıdır. Nitekim Kur'an-ı Kerim’de Allah Teâla;“Dikkat edin, kalpler ancak onunla huzura erer” buyurmaktadır.

BAĞIMIZI GÜÇLENDİRMELİYİZ

Mübarek Ramazan ayında Kur'an ile aydınlanmalıyız. Kur'an-ı Kerim, bizlere kötü fiillerden arınmayı emreder, bizden selim bir kalp ister. Arınma, önce inanç ile başlar. Kur'an'ın ilk hedefi, zulüm ve şirkten insanları arındırmak, tevhidi yani tek Allah inancını gönüllere nakşetmektir. Kur'an okumaktan maksat, anlamak ve uygulamaktır.İmanın gereği, onu yaşamaktır. Hayata yansıtılmayan bilgilerden bir fayda temin edilemeyeceği gibi, okuyup yaşamadığımız Kur'an'dan da istenen faydalar elde edilemeyecektir. Kısacası Kur'an'la olan bağımızı güçlendirmeliyiz. Allah'ın coşkun rahmetine nail olmalıyız. Yüce Rabbimiz bu ayda Kur'an'ın indirildiğini, önemle zikrediyor. Rabbimizden, Kur'an ikliminin milletimize, İslam âlemine ve tüm insanlığa hayırlı olmasını, hediye olarak da mübarek Ramazan Bayramı'na ulaşmamızı niyaz ediyorum.

MEHMET KUTLAY/Bursa İl Müftülüğü Başvaizi

DALGA DALGA İYİLİK

Gönül gözüyle bakıp, gönül kulağıyla duyanların görüp duyabildikleri bir çığlıktır yardıma ihtiyaç duyanların sessiz çığlıkları. Nasip işidir yani. Yaptığımız iyilikler, siler ruhumuzun kirini pasını. Ve yapılma şekli, ayırır insanın hamından hasını. İyiliklerde gizlidir, rızaya ulaştıracak yol haritası. Yollar var farklı, farklı. Mesela, tamamlamak eksik olanın, eksik yanını.  Görmezden gelinenin, gönlünü yapmak mesela. Unutulmuşa umut olmak. Bazen, dünya çölünde yapayalnız olduğunu düşünen biçarenin, sırtını sıvazlayıp, yalnız olmadığını hatırlatmak,  bazen eksiklerin giderildiği bir armağan paketi.  Kim bilir, belki de iftarda yiyeceği güzel yiyeceklerin hayalini kuran o tertemiz yürekli çocuğu beklediğine kavuşturarak, umudun yüreğinde her dem taze kalmasını sağlamak. Ya da bayramda çocuğuna bayramlık alamayacak olmanın acısıyla yüreği dağlanan babanın, derdine derman olmak. Ve daha niceleri.

Ne kadar çeşitli olsa da  yapılan tüm iyiliklerin ortak bir yanı var.  Yapanın gönlüne şifa olması. Ruh gıdasını alır  ve elde ettiği huzur damla damla yayılır tüm hücrelerine. Dünyanın daha güzel bir yer olması yapacaklarıyla insaoğlunun elinde.   Hatice Kübra Aktepe / Nilüfer Müftülüğü

EN GÜZEL İSİMLER: er-RAHMÂN

Hepimizin çokça tekrar ettiği besmelede üç isim vardır: Allah, Rahmân ve Rahîm. Her işin başı olan besmelede bu isimlerin geçmesi manidardır. Sözlükte “merhamet etmek, severek ve acıyarak korumak” anlamındaki rahmân kelimesi Allah’a nisbet edildiğinde “sonsuz merhametiyle lütuf ve ihsanda bulunan” manasındadır. Besmele ve Fatiha sureleri ile Allah-u Teala daha ilk ayetlerde merhametli olduğunu vurgulamıştır. Pek çok ayette Rahmân ismi Allah’ın diğer isimlerinin önünde sıfat olarak geçer. Bakara suresi163. ayette “İlâhınız tek bir ilâhtır, O’ndan başka tanrı yoktur. O rahmân ve rahîmdir” ifadelerinde tevhid inancı ve merhamet vurgulanmıştır.

NE OKUYALIM?

Kur’an’da aile örnekleri

Aile, inanç ve değerlerin paylaşıldığı, duyguların yaşandığı, farklılıklardan bütünlüğün tesis edildiği ve gelecek nesillere aktarıldığı toplumun en güçlü kurumudur. Bireyin fizyolojik varlığı kadar, psikolojik ve toplumsal yapısı da aileyle şekillenir. Kur’an açısından aile, dini değerlerin bir aktarım merkezidir.

Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları’ndan çıkan ve Mevlüt Topçu tarafından kaleme alınan bu eser, 200 sayfadan oluşmaktadır.

RAMAZAN İLMİHALİ

Sahurda ezan bitene kadar yemek yenilebilir mi?

İmsak vakti ezan ile değil, tan yerinin ağarması ile başlar. Bu sebeple ezan okunsun okunmasın imsak vaktinin başlaması ile yeme içmeye son vermek gerekir. Ezanın imsak vaktinden önce okunması, ezanla birlikte oruca başlamayı zorunlu kılmadığı gibi, ezanın geç okunması hâlinde de imsak vaktinin girmesinden sonra yiyip içmek mübah olmaz.

MESNEVİ'DEN Lokmanın Sadakati

Zengin bir adamın Lokman adında bir hizmetçisi vardı. Hizmetçi dediysem de akılda vezirler padişahlar kadar üstün idi. Hikmet bilgisini adını aldığı Lokman (a.s) dan almıştı. Lokman gece gündüz işlerini en güzel ve en çabuk bir şekilde gören gayretli birisiydi.

Bu sebeple efendisi onu oğullarından bile üstün tutardı. Lokmanın efendisi görünüşte onun efendisi idi ama hakikatte Lokman’ın kölesiydi. Çünkü ona akıl danışır, onun gösterdiği yoldan giderdi. Efendi bu durumun çok da iyi farkındaydı ama asla bu durumdan rahatsız değildi, Efendi de akıllı bir adamdı. Bu şekilde işlerini en güzel biçimde yönetiyordu. Lokmanı hürriyetine kavuşturabilirdi, fakat Lokman da bu durumundan hoşnut olduğu için böylece yaşayıp gidiyorlardı. Efendi, kendisine bir yemek getirildiğinde Lokman’ı çağırtır önce o yemeği Lokman’a sunarlar, efendisi de ondan sonra yerdi. Bu sürede onun artığını afiyetle yer, bundan zevk alırdı. Lokman şayet işlerinden dolayı yemeğe gelmeye fırsat bulamazsa efendi de yemek yiyemezdi. Bir gün Lokman’ın efendisine hediye olarak bir karpuz getirdiler. Hizmetçiye:

– Git, oğlum Lokman’ı çağır.” dedi.

Lokman gelince efendisi, karpuzu kesip ona bir dilim verdi. Lokman, bu dilimi bal gibi, şeker gibi yedi. Hem de öyle lezzetle yedi ki Lokman’ın efendisi ikinci dilimi de kesip sundu. Öyle böyle karpuzu tamamen yedi. Yalnız bir dilim kaldı. Efendisi:

– ‘Bunu da ben yiyeyim; bir göreyim, bakayım, nasıl şey, herhalde tatlı bir karpuz.” dedi.

Çünkü Lokman öyle lezzetle, öyle zevkle, öyle iştahlı iştahlı yiyordu ki görenlerin de iştahı kabarıyordu.

Efendisi o dilimi yer yemez karpuzun acılığından ağzını bir ateştir sardı, dili uçukladı, boğazı yandı. Karpuzun acılığından adeta kendini kaybetti. Sonra:

– ‘A benim canım, böyle bir zehri nasıl oldu da tatlı tatlı yedin? Böyle bir kahrı nasıl oldu da lütuf saydın? Bu ne sabır? Canına kastın mı var? Niye bir şey söylemedin, dedi.

Lokman dedi ki:

– “Senin elinden o kadar rızıklandım ki, Utancımdan adeta iki büklüm oldum. Elinle sunduğun bir nimete; bu acıdır demeye utandım. Çünkü vücudumun bütün zerreleri senin verdiğin nimetlerinden meydana geldi. Bu kadarcık bir acıya dayanamazsam yazıklar olsun bana.”

Lokman sevgiliden gelen her türlü nimete ve belaya nasıl davranılması gerektiğini bu şekilde anlatınca Efendisinin ona olan sevgisi bir kat daha arttı.

Sevgiden acılar tatlılaşır, sevgiden bakırlar altın kesilir.

Bursa Namaz Vakitleri

İmsak              04:51

Güneş              06:20

Öğle                13:09

İkindi               16:51

Akşam            19:48

Yatsı                21:12

 

Bir Ayet

Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir… Bakara, 2/184﴿

Bir Hadis

“Mübarek Ramazan ayı size geldi. Yüce Allah bu ayda size oruç tutmayı farz kıldı. Bu ayda sema (cennet) kapıları açılır, cehennem kapıları ise kapanır ve şeytanların azgınları bağlanır.” (Nesâî, Sıyâm, 5)

Bir Dua

“Ey Rabbim gerek bana gerekse anne-babama verdiğin nimete şükretmeye ve hoşnut olacağın iyi işler yapmaya beni muvaffak kıl. Rahmetinle beni iyi kullarının arasına kat” (Neml, 27/19)