GÜNDEM
Giriş Tarihi : 22-03-2021 09:19   Güncelleme : 22-03-2021 09:19

DOĞA BİZE DEĞİL BİZ DOĞAYA MUHTACIZ

21 mart Dünya Ormancılık Günü, 22 Mart Dünya Su Günü, ve nevruz etkinliklerini içine alan özünde doğa, çevre bilinci bulunan bu günlerde yeşilin feryadını  duyuyor musunuz. Unutmayalım önce doğa yaşar, doğanın bize değil, bizim doğaya ihtiyacımız var. Bu nedenle toprağımıza, ağacımıza-ormanlarımıza suyumuza, soluduğumuz havamıza birey olarak sahip çıkalım. doğa sevgisini yüreğimizde hissedelim.

DOĞA BİZE DEĞİL BİZ DOĞAYA MUHTACIZ

Haşmet DEMİRBİL

BİZLER DOĞAYI ATALARIMIZDAN MİRAS ALMADIK. YAVRULARIMIZDAN ÖDÜNÇ ALDIK. HAVA, SU VE TOPRAK NASIL SATILIR ANLIYAMIYORUM, SON AĞAÇ KESİLDİĞİNDE YAŞAMDA PARANIN HİÇ DEĞERİ OLMADIĞINI O ZAMAN ANLAYACAĞIZ... (Kızılderili Şef Seat)

İnsanların neleri güzel buldukları, kişisel deneyimleri kültürleri ve iç dünyasındaki eğilimleri belirler. Yinede ortak noktaları doğa mucizesidir. Yağmurdan sonraki toprak kokusu, gökyüzünde bulutların valsi, 365 gün değişen gün batımları, Denizin enginliği derken, kıyı dalgalarının coşkusu, huşu uyandıran asırlık ağaçlar, kuşların cıvıltıları, sığırcıkların hayranlıkla izlenilen gökyüzü şovları, Yeşilin sonsuza giden tonları, baharla birlikte açan çiçeklerin renk cümbüşleri insanoğlunun fark etmemesi imkansız...

Hatta gözleri görmeyenleri bile etkileyen bir bahar günlerine girdik.

(Stres atmak için hekimler ilaç yerine doğaya koş dedikleri günlerdeyiz)

Hele birde sanat ile uğraşan bir yanınız var ise, mutlaka fotoğraf çekmeden duramazsınız, Ressam iseniz tualinize mutlaka bir doğa sahnesini aktarmakla meşgulsünüz, ÂşıkŞiirlerini, bestekâr nağmelerin Dizilerini, tınısını çoktan iç dünyasının coşkularıyla şekillendirmeye başlamıştır...

Hep beraber bir düşünelim. Doğanın güzelliklerini, sessiz çığlıklarını fark etmeyi unutup PARA denilen hastalığa mıyaklandık. Çevre tahribatının nedenleri doğallaşıp, özel günleri tören nutuklarına, fotoğraf karelerine, tuvallerin renkli görüntülerine mi, klasik nutuklara mı malzeme etmeyi görev saydık. (Hafta sonları gezi, piknik. treaking etkinlikleri doğa sevgisi için yeterli mi)

Doğa için mücadele edenleri, çevrecileri alkış yerine suçlamaya başladık. Hizmet edenlerin unvanları kadar bizlerin birey görev anlayışımız ne oldu, örneklerimiz o kadar çoğaldı ki, çevremizi ve parkımızı kirletelim.

EKOLOJİK DENGE, EKOLOJİK TARIM DERKEN,hadi canım sende diyenlere inat, DOĞAL HAYATI KORUMA DERNEĞİ, DOĞA SAVAŞÇILARI, GREENPAECE, gibi kuruluşlar doğanın sesi olurken hayal peşinde mi koşuyorlar. İnsanlar kadar ormanda yaşayan canlılarında yaşam haklarını, toprak içindeki bizler için önemli mikro organizmaları düşünmeyelim mi? Yangını  hiçbir insan zarar görmeden atlattık diye nutukları dinlerken, toprağın içindeki canlıları ve o bölgede yaşayan hayvanları hiç sayarsak, denizlere toprak doldurarak yer kazanalım, orman yakarak sözde tarım toprağı elde edelim,

Depremleri,küresel ısınmayı, taş ocaklarını, maden çalışmalarını, baraj ve Hesleri doğa yarar veya zararlılıklarını hiç incelemeyelim. Doğanın fıtratında var diye tesellimi olalım.

(Orman haftasında dağıtılan bir fidanı almakla, okullarda kompozisyon yazmakla görevimiz nasılsa bitiyor)

Hiç üye olduğunuz bir doğa derneği var mı diye düşündünüz mü?

BİLGİLERİMİZİ TAZELİYELİM Mİ 21 MART ORMANCILIK GÜNÜ

Tüm dünyamızda yüz yıllardır dev ağaçlar doğa dengesini koruyan önemi,insanların para hırsı ön plana geçip Ağaç kıyımları, başlayınca dikilen genç fidanlar ile övünmenin boş hayal oluşunu DOĞA SESSİZ ÇIĞLIK atarak fısıldıyor.

(Dikilen fidanların gelecek yıllarda kaçı hayatta kalabilecek diye düşünceniz oluştu mu?)

Edirne, den  Van'a kadar bahsedilen ormanlarımız şimdi hayallerimizi süslüyor

(Ankara ormanlarında saklanan Filler, Kaplanlar ne oldu),

Çölleşmiş topraklar, Uçsuz bucaksız bozkırlar, günümüzde yok olan göller turistik gezilerle ve basından takip edilir doğal hale geldik.

Ormanlarımızı korumak, yeraltı su kaynakları ve temiz içme suyumuzu korumak, çevremizi, geleciğimizi korumak demektir. Bugünü sadece fidan dikmek olarak yönlendirmekle doğa sevgimiz için yeterli oluyor mu.

(Piknikte bıraktığımız, yollara attığımız pet şişelerle, naylonlarla, çöplerle doğanın kalbini hançerliyoruz)

22 MART DÜNYA SU GÜNÜ……

Yaşantımızın en önemli kaynağı, temiz su kaynaklarımızın korunması amacıyla, farkındalık ve sürdürülebilir  somut kurallara dikkat çekebilmek amacıyla BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GENEL KURULU TARAFINDAN 1993 yılında ilan edilmiştir.

BAHARIN MÜJDECİSİ NEVRUZ

Gece ve gündüzün eşit olduğu, havaların ısınmaya başladığı, göçmen kuşların yuvaya döndüğü, ağaçların çiçek açıp, yeşerdiği, bahar ayının başlangıcı olan Orta Asya’dan günümüze gelen ritüel yaşam paylaşımları, 2009 yılında (Azerbeycan, Hindistan, İran, Kırgızistan, Pakistan, Özbekistanve Türkiye'nin başvurusuyla UNESCO KÜLTÜREL MİRAS LİSTESİNE  kaydedilmiştir.

CEVRECİ OLARAK DİKKATİ ÇEKEN KONUŞMALARDAN KESİTLER...

Barış topraktan gelecektir, Toprak canlılığını kaybetmek, hayat kaybetmekle eş değerdir. Su bir kaynak değil canlı bir varlıktır, Geleceğin en büyük savaşı petrol değil, sudur. Doğa ve ormanda geçen zaman stresin önemli ilacıdır.

Mutsuzluğu, mutluluğa dönüşümündeki en önemli ilaç doğadır. Özgüveni artırır.

Karayolları çevresindeki araçlardan attığımız çöp ve plastik malzemeler, kullandığımız naylon torbalar ile doğa katlettiğimizi farkında mıyız. Güneş ve rüzgar enerjisinin yaşamdaki önceliklerimizi araştırdınız mı.

Naylon  torbaların deniz ekolojik denge ve balıkların yaşamlarını tehlike altına aldığını biliyor musunuz

(TEMA kurucusu Merhum Hayrettin KARACA,nın sohbetlerinden..)

Son olarak, orman ve denizleri koruma kanunlarını güncel takip eden ülkelerin neresindeyiz, Kanada, Batı Hindistan, İsrail, Güney Amerika, Kenya, Tanzanya, Singapur listesinin neresindeyiz

unutmayalım ki önce doğa yaşar, doğanın bize değil, bizim doğaya ihtiyacımız vardır. Bu nedenle toprağımıza, ağacımıza-ormanlarımıza suyumuza, soluduğumuz havamıza birey olarak sahip çıkalım. doğa sevgisini yüreğimizde hissedelim.