BURSA
Giriş Tarihi : 18-07-2020 08:25   Güncelleme : 18-07-2020 08:25

DEMİRYOLUMU İSTİYORUM: SAYGILARIMLA K. DEMİREL

Kemal Demirel, ülkesinin ve Bursa’nın demiryollarını kendine sorumluluk edinmiş. Bu uğurda 23 yıldır yolda. Yürüyor, anlatıyor, çare arıyor... Bir mücadelesi daha var ki, o da taşımalı eğitim ve kapanan köy okulları konusu.  Korubaşı’ndan, Unçukuru’ndan, Maksempınar’dan, Kayapa’ya okula gelirken  sabah erkenden kalkan ve yollarda helak olan köy çocuklarını iyi biliyorum. Gittiğim köylerde görüyorum; insanlar genelde siyasetçileri pek sevmezler. Sevmezler çünkü seçimden seçime hatırlanmanın neyini sevecekler! Yalnız; "Bizim Kemal" başka derler. Bini aşkın köy gezince, köylünün derdini dinleyince, köy okullarının halini kendine dert edinince iş değişiyor tabi.

DEMİRYOLUMU İSTİYORUM: SAYGILARIMLA K. DEMİREL

Bu yazının planını geçen yıl yapmıştık Kemal Demirel ile. Ancak benim şehir dışında olmam, araya giren pandemi süreci derken ertelemek durumunda kaldık.

Bu süreçte Kemal Bey’in; "23. Yılında Hayalden Gerçeğe Demiryolu Mücadelesi Fotoğraf Sergisi" açıldı ve aynı etkinlikte bestelenen şiirlerini dinledik.

Yani vekilimiz şiir yazıyor. Umut ve Gülümse isimli iki şiir kitabı var. Üçüncü kitap ise yolda.

Şiirlerini de yine kendisi besteliyor.

Kemal Demirel, 22 ve 23. dönem Bursa Milletvekilimiz.

Siyaset yaşamında; Gençlik Kolları Başkanlığı, İlçe Başkanlığı ve Büyükşehir Meclis Üyeliği, Kurucu Genel Yönetim Kurulu Üyeliği, Parti Meclisi Üyesi, Yüksek Disiplin Kurulu Başkan Yardımcılığı, CHP Bursa İl Başkanlığı ve de Merkez Yönetim Kurulu Üyeliği'ne kadar her kademede görev yapmış bir siyaset insanı.

Demiryolları için dünyada ve Türkiye'de yürüyen ilk milletvekili.

Mecliste rekor soru önergesi veren çalışkan bir siyasi.

Geçtiğimiz günlerde, görüşmek için aradığımda sınavı olduğunu söylemişti.

Beşinci üniversitesini okuyor çünkü kendisi!

Köyümüz Gölbaşı’ndan geçecek olan YHT tünelleri, hemen evimizin yanında.

Bakıp duruyorum son günlerde, tünelin sonunda ışık var mı diye ... Hani az dinamitler

patlamadı bu uğurda. Köyde hemen her evin duvarlarındaki kapatılmayan çatlaklar, bizim patlayan köy evimizin camları şahittir buna.

Akşamları tepeden ay yüzünü gösterince, tünel hepten karanlığa gömülür köyde. Bu

ülkenin demiryolları mevzusunu anlatır adeta, tünellerin karanlığı.

İşte Kemal Demirel, ülkesinin ve Bursa’nın demiryollarını kendine sorumluluk edinmiş.

Bu uğurda 23 yıldır yolda. Yürüyor, anlatıyor, çare arıyor...

Bir mücadelesi daha var ki, o da

taşımalı eğitim ve kapanan köy okulları konusu.

 Korubaşı’ndan, Unçukuru’ndan, Maksempınar’dan, Kayapa’ya okula gelirken

 sabah erkenden kalkan ve yollarda helak olan köy çocuklarını iyi biliyorum.

Gittiğim köylerde görüyorum; insanlar genelde siyasetçileri pek sevmezler.

Sevmezler çünkü seçimden seçime hatırlanmanın neyini sevecekler!

Yalnız; "Bizim Kemal" başka derler.

Bini aşkın köy gezince, köylünün derdini dinleyince, köy okullarının halini kendine dert edinince iş değişiyor tabi.

...

Bir şey daha var ki dikkatimi çeken, o da yıllardır süren bu mücadelesinde hep yanında olan İbrahim Alkaya ile olan yol arkadaşlığı. Herkesle yola çıkılmaz, yol arkadaşlığı çok özel bir bağdır.

İşte ben tam da bu yüzden, bu serüveni her zamankinden farklı olarak, Kemal Bey'in

kendisinden değil de yol arkadaşından dinlemek istedim.

KEMAL DEMİREL - İBRAHİM ALKAYA TANIŞIKLIĞI

Büşra Ekim: Öncelikle çok teşekkür ederim İbrahim Bey. Uzun süredir tanışıyoruz ve en az Kemal Bey kadar sizden de merak ettiklerimi öğreniyorum. Kendinizden bahseder misiniz bize?

İbrahim Alkaya: Ben Bursa doğumluyum. Namazgah İlkokulu, Çelebi Mehmet Ortaokulu, Bursa Erkek Lisesi ve Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümünde tahsilimi tamamladım. Bu demektir ki tüm tahsil hayatım Bursa’da geçmiş.

İş hayatıma başlamadan önce gerek lise çağlarında gerek üniversiteye devam ederken sırasıyla İnegöl Demirspor, Bursaspor Amatör, Kültürspor, İstanbul Anadolu Üsküdar, Sönmez Filament ve Sönmez ASF'de futbol oynadım. Daha sonra Bursa Amatör liglerinde uzun süre futbol hakemliği yaptım, hak ve adalet dağıttım. İş hayatımda Sönmez Holding'in çeşitli firmalarında bir süre çalıştıktan sonra askerlik dönüşü Sabancı Holding bünyesinde bir firmada görev aldım. Şu an emekliyim. Siyasi yaşamıma gelince CHP Nilüfer İlçe Başkan Yardımcılığı ve 2007 seçimlerinde Başkanlık, Kurultay Delegeliği yaptım. Kısaca kendimi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ,Türkiye ve Bursa sevdalısı diye tanımlayabilirim.

B.E: Kemal Bey ile tanışma hikayenizi bir de bu satırlarda dinlemek isterim.

İ.A: Kemal Bey, Bursa’nın tanınmış kişilerinden biriydi. Bursalı olup Mahfel Çay Bahçesi - Postane turu atmayan yoktur. Kemal Bey'i siyaset öncesi bu turlardan tanıyordum. CHP İl Başkanlığı'na aday olduğunda ben de Nilüfer İlçesinde Başkan Yardımcılığı yapıyordum. İl Başkanlığı seçimi hem Kemal Bey için hem de benim için unutulmaz anılar saklıyor. Sabaha kadar süren İl Başkanlığı seçimini kazandıktan sonra söz verdiği Büyükorhan ilçe başkanının yanına gece saat 23:00'de beraberce gittik. Kemal Bey'in verdiği sözleri tuttuğunu en iyi bilenlerden birisiyim. Çok şahitliğim vardır. Kemal Bey, il başkanlığında tüm partilileri kucaklayan, kimseyi ayrıştırmayan bir yönetim anlayışı göstermiştir. Cumhuriyet Halk Partisi Bursa’da      %3.5 oy alarak meclis dışında kalmıştı. Kemal Bey, il başkanı olarak kolları sıvayarak köy köy, dernek dernek, esnaf odalarını dolaşmaya başladı. Başladı diyorum ben de tüm partililer gibi yanında görev almaktan haz duyuyordum. Kemal Bey, İl Başkanlığı seçiminde partiye bir yıl içinde bir yer kazandıracağı sözünü vermişti ve bu sözünü tam bir yıl dolarken yerine getirdi.

Ben de Seninle Yürüyeceğim!

B.E: Peki ya yol hikayeniz? Beraber yola ilk ne zaman çıktınız? Neydi yola çıkarken Kemal Bey'in hayali? Sizin bu uzun yol hikayesinde inandığınız neydi?

İ.A: Şimdi gelelim tren yolu mücadelesine. Kemal Bey, 19 Ocak 1997 yılında Bursa Gökçedağ Tren istasyonunda ilk tren mücadelesine başladığında, bu mücadele kapsamında onbinlerce imza topladığında, çesitli il ve ilçelerde basın açıklaması yaptığında, Bursa’nın sahip olduğu demiryolunu nasıl kaybettiğini ve bu güzargah üzerinde yürüyüş yaptığı günlerinde ben yanında yoktum. Tabii bu konuları o kadar çok kendisinden dinledim ki sanki hep yanındaymışım gibi hissettim. Bu arada Kemal Bey, Türkiye’de ilk HIZLI TREN PROJESİNİ dile getiren kişidir ki bu 1997 yılında olmuştur. Kemal Bey, Bilecik'ten Bursa'ya yürüyeceğini belirttiğinde; "ben de seninle yürüyeceğim" dedim ve 2002 yılı Temmuz sıcağında Bilecik’ten yola çıktık. Tam dört gün süren yolculuk bir metre atlamadan (Bazı gazeteci arkadaşlar denetleme yaptı) başarı ile dördüncü günün akşamüstü başarı ile bitti. Bundan sonra Kemal Bey, o yıl milletvekili seçildi ve mücadelesine milletvekili olarak devam etti. Bana çoğu eşim, dostum "senin ki nasıl bir dostluk; ne bekliyorsun" diye sorduklarında bende yukarda yazdığım gibi "Türkiye ve Bursa Sevdamdan, demiryolu ulaşımının Türkiye’nin geleceğine çok büyük katkı koyacağına inancımdan dolayı" dedim ve bu projeye gönül vererek, katkı koymaya başladım.

B.E: Bu uzun yolculukta yolunuz nerelere düştü peki? Yol demek macera demek, sayısız anı demek. Unutamadığınız anılarınız neler oldu bu süreçte?

İ.A: Bu uzun yolculuklarda Kemal Bey ile birlikte tabii ki çok anı biriktirdik. Bilecik Belediye Başkanı Yaşar Tüzün ve Bilecik CHP örgütünün katılımı ve desteği ile başladığımız Bilecik - Bursa yürüyüşünde dört gün boyunca arabada uyuduk, zamanın en iyi gıdası olan karpuz peynir ile beslendik tabii yanında domates, biber salatalık ile. 120 Km süren yürüyüş anında, parti amblemli arabamız arkadan bizi takip ederken, yoldan geçenler araçlar kornaları ile pankartı görüp destek veriyorlardı. Mola yerlerinde bu yüksek moralden dolayı kimse yorgunluk hissetmiyordu. Yenişehir İlçesinden geçerken CHP Örgütü destek verdi . Son molayı Bursa’ya 25 Km uzaklıktaki Turan Köy'de verdik. Sabah yola çıktığımızda Kemal Bey yakasına Mustafa Kemal Atatürk’ün resmini asarak yürüdü. Yolda Kestel ilçe örgütü bize destek verdi. Yol boyunca gururla yürüyen Kemal Bey ve yanındaki destekçiler, yürüyüşü Kemal Bey'in söz verip almış olduğu parti binasının önünde, akşam karanlığında bitirdi.

B.E: Milletvekilliği döneminde Kemal Bey konuyu meclise de taşıdı. Orada da sürdürdü mücadelesini. Peki ya nerelere ulaştı bu çağrı? Ne gibi sonuçlar alındı?

İ.A: Kemal Bey ile Muş ve Bingöl’e gittik. Orada tren istasyonlarda basın açıklaması yaparken yanında destek verdim. Bu yolculuktan sonra Kemal Bey Meclis’e geldiğinde meclis kulisinde zamanın Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım; Kemal Bey'e seslenirken yanında idim. Kemal Bey'e, Binali Bey ; "Kemal sen Bursalı değilmisin? Gördüm ki Muş ve Bingöl’ e gitmişsin ne işin var senin oralarda" deyince Kemal Bey; "Sayın Bakanım, ben gerek Bursalılar Muş'a Bingöl’e güvenle tren yolculuğu yapsınlar, gerekse Muşlular ve Bingöllüler Bursa’ya rahat yolculuk yapsınlar diye oralara da demiryolu istemek için gittim" dediğinde Binali Bey, "Kemal sen nereye yürürsen biz oraya treni götürürüz" dedi ve "Antalya önceliğimiz olmalı" dedi. Daha sonra Kemal Bey ile Rize ve Trabzon’a giderek orası için de tren isteyerek basın açıklaması yaptı. Bu basın açıklamasında Mustafa Kemal Atatürk’ün Trabzon'a demiryolu istediğini söyledi.

23. Yılında Hayalden Gerçeğe

B.E: 23 yıllık mücadele bir çırpıda anlatılmaz elbet ama bu sergiyle biraz olsun yoldaşlık edebiliyoruz bu serüvene. Biraz da sergiden bahsedelim mi?

İ.A: Şimdi sizlerde bilirsiniz ki insanlar birlikte uzun vakit geçirirken mutlaka fikirler de geliştirirler. Bir gün yine birbirimizle sohbet ederken aklımıza bu yapmış olduğumuz çalışmaları bir sergi ile halkımızın bilgisine, takibine sunma fikri geldi. Kemal Bey, yapmış olduğu tüm çalışmalardan, gazetelerde çıkan köşe yazılarından çok güzel bir çalışma yaparak bu sergiyi meydana getirdi. Bursa Tayyare Kültür Merkezi'nde o güne kadar bu merkezde açılan sergilere katılım oranı en yüksek bir sunum gerçekleştirdi. Tabii ben bu anlara şahidim.

BALAT İSTASYONUNA KEMAL DEMİREL ADI VERİLMELİ

Daha sonra bu sergiler Ankara Gar Kültür Merkezi'nde , İzmir Havagazı Kültür Merkezi'nde, Ankara Çankaya Kültür Merkezi'nde, İstanbul Beşiktaş Belediye Kültür Merkezi'nde ve Bursa'da çeşitli yerlerde olmak üzere sergilendi. Ve tren mücadelesini izlemeye gelenler tarafından anı defterinin sayfaları yoğun sevgi ve saygı ile dolduruldu. Bu arada bu kadar emek veren birini, adının Bursa’daki bir istasyona adının verilmesini kalben isterim. Bu istek anı defterine yazılar yazan bir çok kişinin de önerisi olup göz önüne alınırsa ona destek veren biri olarak beni de çok mutlu edecektir.

DEMİRYOLU SEVDALILARI DERNEĞİ

B.E: Tren sevdası bir de derneğe dönüştü tabi. Derneğinizi anlatır mısınız bize?

İ.A: Kemal Bey'in milletvekiliği bitince bu mücadeleyi kurumsal anlamda sürdürmek amacı ile yedi arkadaş bir araya gelerek dernekleşmeye karar verdik. Adını "Demiryolu Sevdalıları Derneği" koyduk. 2014 yılından beri derneğimiz çalışmalarını etkin bir şekilde devam etmektedir. Tüm Demiryolu sevenlerini kucaklayan derneğimiz Kemal beyin sloganıyla;  "Bursa’ ya Tren Gelene Kadar Mücadeleye Devam Edecektir."

 

TAŞIMALI EĞİTİMDEN DOLAYI KAPANAN KÖY OKULLARI AÇILSIN

B.E: Kemal Bey'in bir diğer mücadelesi de kapanan köy okulları ile ilgili. Ne zaman başladı köy okullarının kapıları kapanmaya? Ve siz ne zaman buna ses çıkarmaya başladınız?

İ.A: Türkiye’de Köy Okullarının kapanmaya başlaması  ilk olarak DSP iktidarında başlamıştır. Türkiye‘de yaklaşık 16.000 köyde eskiden var olan okullar şimdi kapalı. Bursa’da yaklaşık 675 köy bulunmakta, bu köylerden 575'inde var olan okullar kapanmış durumdadır. Kapanan Köy Okulları Projesi Kemal Bey'in aklına milletvekili olduğu 2009 yılında, Bursa'da bir köyü ziyaret ettiğimiz sırada kapalı köy okulunun önünde tavuk ve kaz istilasını resmettiğimiz anda gelmiş olup; "bu okulda tavuk ve kazların yerine öğrenciler olmalı" demiştir. Bu fikirden sonra yaklaşık 650 köyü ziyaret ederek kapalı köy okullarının son durumlarını resmetmeye başladık. Tabii ki her çalışmada olduğu gibi bu projeyi gerçekleştirken bir çok anı biriktirdik.

B.E: Birlikte  köy okullarını geziyorsunuz. Nasıl manzaralarla karşılaşıyorsunuz kapanan köy okullarında? Köylülerin tepkileri neler oluyor bu duruma?

İ.A: Birlikte köy okullarını gezip resmederken, o okullar kapandıktan sonra enkaz

halindeki içler acısı manzarayı görmek canımızı çok sıkıyordu. Eski dönemde

genellikleri Köy Enstitü mezunlarının elleri ile yaptıkları okullar halen zamana meydan

okuyordu . Bu köy okulları genelde geniş bahçe içinde kurulmuş ve çoğunda 40, 50

yaşında ağaçlar bulunmaktadır. Bu okulların çocukların sağlığını düşünerek yer

döşemeleri ağaçtan yapılmıştı. Bazı köy okulları kendi haline bırakılıp harabeye dönerken bazı köy okulları da muhtarlar tarafından değerlendirilerek köy kadınları için kurs merkezleri olmuş. Köylülerin büyük bir çoğunluğu taşımalı eğitimden memnun olmayıp köylerinin okullarının açılmasını istemektedirler. Her köyden çok farklı anılarla ayrılıyorduk.

B.E: Bir umut var mı peki, kapanan köy okullarının yeniden açılmasına dair?

İ.A: Bu sorunuza Kemal Bey'in, bir cümlesi ile cevap vereyim. "Nefes alındığı müddetçe UMUT vardır."  Kemal Bey, köy okullarının tekrar açılmasını ve her köy de en az bir öğretmen olması için gerek CHP Genel Başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU’na iletmiş, gerekse CHP parti politikasına konulması konusunda çalışmalar yapmış ve söz almıştır.

(2007 yılında parti politikasına alınmış, 2011 yılında Kemal Kılıçdaroğlu ve sonrasında Muharrem İnce'nin Cumhurbaşkanı Adaylığında da Kapanan Köy Okullarının Yeniden Açılması projesinin uygulanacağı ifade edilmiştir.)

 

B.E: Kemal Bey, emsalsiz bir mücadele veriyor. Ve siz en yakın şahidisiniz. Büyük bir kararlılık ve fedakarlık bu. Kemal Demirel ismi hep bir siyaset ve tren mücadelesi çağrışımı yapsa da şiir yazan, duygusal bir ruhu var. Ben şahsen ne zaman bir imza gününe gitsem, akşama kadar kalıyorum yanında. Sohbeti büyük bir keyif benim için. Siyasetçi kimliğini bir kenara koyarsak, nasıl bir Kemal Demirel çıkar karşımıza?

İ.A: Kemal Bey kah yazmış olduğu şiirlerden ve kah yapmış olduğu bestelerden belli olduğu gibi çok duygusal birisidir ve iyilik yapmayı çok sever. Çok iyi bir eş, çok iyi bir babadır. Mücadeleyi sever. Dürüsttür! Belki şimdi bunu okuyanlar abarttığımı söyleyebilirler ama ben şahidim yapmış olduğu çalışmalara , iyiliklere... Gerek şahıslara gerek Bursaspor gibi kurumlara...

İbrahim Alkaya'ya içtenlikle teşekkür ediyorum, bu güzel söyleşi için.

HALKÇI KEMAL'DEN HALKA HALK GÜNÜ

Bir başka detayı da ben paylaşmak isterim;

1989-91 yılları arasında Belediye Meclis Üyesi olan Kemal Demirel; teleferik bütçesinin görüşüldüğü günlerde bir öneride bulunur.

"Teleferik, bir Bursa değeridir ancak fiyatların yüksekliğinden dolayı, Bursalılar teleferiği kullanamıyor. Haftada bir gün halk günü olmasını ve teleferiğin ücretsiz olmasını öneriyorum." der.

Teleferik ücretsiz olmaz ama yüzde elli indirimle, Kemal Bey'in önerisi uygulamaya koyulur.

 

B.E: Böyle bir yol arkadaşlığı herkese nasip olmaz dedim adeta Kemal Bey. Ne mutlu size. Sizin bitip tükenmek bilmeyen bir umudunuz var, yarınlara dair. Ben ne zaman Gölbaşı'na gidip, karanlık tünele baksam ya da ne zaman kapanan bir köy okulunun ormana dönmüş halini görsem aklıma hep siz geliyorsunuz. "Demiryollarımı İstiyorum" diyerek çeyrek asırdır yürüyen sembol kişisiniz. Sizi tanımak gurur verici. Biliyorum ki sizin mücadeleniz o güne dek devam edecek. 

"O tren Bursa'ya geldiğinde neler değişecek?" diyerek son sorumu da size sormak istiyorum.

Kemal Demirel: Bursa tarih, tarım, turizm, sanayi ve öğrenci kenti olarak dördüncü büyük vilayetimiz. Ülke ekonomisine en fazla katma değer üreten üç büyük vilayetten biri. Trenin Bursa'ya gelişi, hak ettiğini geç de olsa alması açısından çok önemli bir ulaşım aracı olacaktır. Bursa'ya her açıdan önemli maddi - manevi katkıları olacak. Bursa'yı trenle de Anadolu'ya, Trakya'ya, Asya ve Avrupa'ya bağlayacaktır. Tren aynı zamanda hem ekonomik hem çevreci ve de en güvenilir ulaşım aracıdır. "Bursa'ya Tren İstiyoruz." kampanyasını başlatırken söz verdiğim gibi, tren Bursa'ya gelene kadar mücadeleye devam edeceğim. Katkıda bulunan herkese çok teşekkür ederim.

B.E: Asıl biz size teşekkür ediyoruz Kemal Bey. İyi ki varsınız!

Kemal Bey'in emeğe duyduğu saygıya hayranım. Şunun altını özellikle çiziyor ve tekrar tekrar ifade ediyor;

"Bilhassa Bursa basınına en başından itibaren verdikleri destek için çok teşekkür ederim. Onlar sayesinde bu çalışmalar büyük kitlelere ulaştı. Yanımda olan, katkı koyan herkese en başta da beni hiç yalnız bırakmayan aileme minnettarım... İleride tüm bunları anlatan bir roman yazmayı düşünüyorum."

Telefonda yine ülke ve dünyanın haliyle, biraz umutsuz konuşmuş olacağım ki;

"Dur yahu dedi Kemal Bey,

Nefes aldığın sürece, umuda gülümse...!

 

Bir hayalimiz var;

Kemal Bey'in yeni şiirlerini ve anılarını, Bursa'nın trene kavuştuğu,

köy okullarının yeniden çocuk cıvıltılarıyla şenlendiği günlerde yazması dileğiyle.