GÜNDEM
Giriş Tarihi : 24-04-2021 01:22   Güncelleme : 24-04-2021 01:22

ÇAĞIMIZIN EN BÜYÜK BELASI UYUŞTURUCU

Bağımlılık çağımızın en büyük hastalığı ve tedavi edilmesi gereken en önemli problemlerinden biridir. Bireyleri fiziksel, zihinsel, ruhsal ve sosyal açıdan olumsuz etkileyen bağımlılık aynı zamanda toplum ve geleceğimiz için büyük tehdittir.

ÇAĞIMIZIN EN BÜYÜK BELASI UYUŞTURUCU

Bağımlılık; kişinin kullandığı bir nesne veya bir eylem üzerinde kontrolü kaybetmesi, kişinin yaşamında sorunlara neden olmasına rağmen kullanımının sürdürülmesi ve onsuz yaşam sürememeye başlaması olarak tanımlanabilir.

SAĞLIĞA OLUMSUZ ETKİLERİ

Bağımlılık:madde bağımlılığı ve davranışsal bağımlılık olarak ikiye ayrılmaktadır. “Madde Bağımlılığı” kapsamında tütün, alkol ve uyuşturucu maddeler yer alırken “Davranışsal Bağımlılıklar” kapsamında teknoloji, internet, dijital oyun, sosyal medya, kumar, alışveriş, akıllı telefon bağımlılığı yer almaktadır. Bağımlılıkların sağlık üzerindeki olumsuz etkilerinin yanı sıra aile içi şiddete, istismara, maddi sorunlara, ailenin dağılmasına,bireylerin suça yönelmesine, toplumsal huzur ve düzenin bozulmasına, çevre kirliliğine, ekonomik kayıplara yol açmakla beraber sağlık, sosyal güvenlik, adalet ve ceza sistemleri üzerinde de ciddi finansman ve iş yüküne neden olmaktadır.

Devletimiz son yıllarda bağımlılıkla mücadele konusunda bütün kurumlarıyla seferberlik ilan etmiştir. Diyanet İşleri Başkanlığımız da bağımlılıkla mücadele kapsamında Türkiye genelinde il ve ilçe müftülükleri bünyesinde koordinatörlükler kurup hizmet içi eğitimlerle görevlileriyle çeşitli faaliyetlerde bulunmaktadır.Diyanet İşleri Başkanlığı bağımlılığı önleme, manevi destek ve rehberlik konularında ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapmakta ve sosyal uyum çalışmaları gerçekleştirmektedir.

TEDAVİYE ULAŞTIRMALI

Ayrıca başkanlığımız bu konularda vaaz, hutbe, özel irşat programı, konferans ve paneller düzenlemekte, bağımlılıktan kurtulmak isteyenlerin tedavi merkezlerine ulaşabilmelerini sağlamak için başvuran kişiye veya ailesine rehberlik edilmektedir.Diyanet İşleri Başkanlığımız madde bağımlılığı tedavisi görmüş, tedavisi devam eden ya da risk altında bulunan kimselerin veya ailelerinin istemeleri halinde Kur’an-ı Kerim öğretimi, ilmihal bilgisi, manevi rehberlik hizmeti, umre programları, ziyaretler, geziler, sosyal ve kültürel faaliyetler gerçekleştirmektedir.Bu sayede hastaların moral ve motivasyonunu artırmaya yardımcı olmakta, bireylerin hayata bağlılıklarını güçlendirmeye, kendileriyle barışık olmaya, manevi sapmalarını ve korkularını gidermeye çalışmaktadır.

Önümüzdeki yıllar bağımlılıklarla mücadelede daha çok çaba harcanmasını zorunlu kılmaktadır. Şimdi ve gelecekte güçlü bir Türkiye için bedenen ve ruhen sağlıklı nesillere ihtiyaç vardır. Bunun için de tüm bağımlılıklarla topyekûn mücadele edilmesi gerekmektedir.Rabbim nefislerimizi ve nesillerimizi zararlı akım ve alışkanlıklardan korusun.İnsan fıtratında var olan bağımlılık duygumuzu isedini,milli ve manevi değerlerimize yönlendirebilmeyi ve geleceğimizi güvenle emanet edebileceğimiz nesiller bırakabilmeyi nasip eylesin inşallah. (Ramazan Güçlü / Gemlik İlçe Vaizi)

Aile İçi İletişim

“Kaynaşmanız için size kendi türünüzden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet var etmesi de O'nun (varlığının) delillerindendir...” (Rum, 21).Rabbimiz evliliği sevgi ve muhabbet içerisinde, eşlerin birbirlerine huzur ve mutluluk aktarması için emretmiştir. Aile karşılıklı anlaşma ve meşruiyet ile oluşturulan bir kurumdur.Aile anne, baba, çocuklardan oluşan toplumun en temel ve en küçük yapısıdır. Bu aileye “çekirdek aile”denir. Anadolu’da yaygın aile çeşidi çekirdek aileden ziyade; anne-baba, büyük anne-babalar, amca, hala, dayı, teyze ve onların çocuklarından oluşur ki buna“geniş aile” denir.Geniş ailede geleneksel iletişim yolları kullanılır. Dünyaya gelen bir çocuk kendi anne babasının dede ve ninesine davranışlarına bakarak onları taklit ederek davranış biçimleri oluşturur. Geniş ailede aile içi iletişimin yaşayarak aktarıldığı, kaynağının kültür olduğu, köklü ve zengin bir kaynağa sahip olduğu, yaşanılan tecrübelerden bilinmektedir.

HER ALANDA ÖĞRETMEN

Çekirdek ailede iletişim, pedagoji bilmeyi gerektirmektedir. Çünkü önünde davranış biçimleri ile ortaya konulmuş bir örneklik bulunmamaktadır. Anne baba dünyaya gelen çocuğun sağlıklı büyümesinden iyi bir birey olarak yetişmesine kadar her alanda öğretme faaliyeti içerisinde olmalıdır. Çocuk yetiştirme konusunda sorunumuz; geleneksel ailede yetişen anne babanın, çekirdek ailede çocuk yetiştirme ile ilgili yeterince bilgili ve tecrübeli olmamasıdır.Geleneksel ailede çocuk geçmişin kültür hazinesi ile yetişirken, anne babanın çocuk yetiştirme üzerine çok fazla gayreti bulunmamakta idi. Çekirdek ailede ise anne babanın çocuk yetiştirme konusunda yeterince gayret sarf etmemesi, çocukların bilinçsizce mahalle-okul arkadaşlıkları, televizyon, internet gibi kontrolsüz alanlarda zaman geçirmesi gibi durumlar çocuğun iyi bir insan olarak yetişmesi konusunda sorun oluşturmaktadır.

AİLENİN TEMEL GAYESİ

İslam “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.” ayeti ile ailenin temel gayesinin hem dünyada sükuna kavuşmak hem de ahirette cenneti kazanma olduğunu bizlere bildirir. “Hiçbir anne baba çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir hediye veremez.” hadisi ile çocuğun yetiştirilmesinden anne babanın sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte “Sizin en hayırlınız eşine karşı hayırlı davranandır, ben içinizde aileme karşı en iyi davrananınızım” hadisi ile de eşlerin birbirine karşı davranışının sevgi ve merhamet üzerinden olması gerektiği bildirilir. Çünkü dünyaya gelen çocuk, anne babasının birbirine ve çevresine davranışlarına bakarak kendi davranışlarını şekillendirecektir. Çocuklarımıza iletişim dilinin sevgi ve muhabbet olması gerektiğini ebeveynler olarak örnekliğimiz ile göstermeliyiz. (Ahmet Fuat Çandır / Orhaneli İlçe Müftüsü)

Dalga Dalga İyilik

Bakım evinin penceresinden bakınca elinde bendiri ile Gül Hoca'nın bahçe kapısından içeri girdiğini gören Emel, hızlıca odasından çıktı. Koridorda gezen Hatice Teyze'ye ve tekerlekli sandalyesini iten Sevgi hemşireye “Gül hoca geldi. Misafir salonuna inin” dedi. Yanlarından rüzgar gibi geçip giden Emel'in arkasından bakakaldı Hatice teyze. “Sokağa çıkma, üşüteceksin, bak hiç dinliyor mu” diye sayıkladı on sekiz yıldır kendisini ziyaret etmeyen kızını hatırlayarak. Emel kapıda karşıladı Gül Hocayı. Nefes nefese “Sordum sarı çiçeğe ilahisini okur musun bugün. Ben onu çok seviyorum” dedi. Topluca yanakları, minik bir sincabı andıran sevimli dişleri ve hep neşesi gözlerinden taşacak masum çehresi ile Gül Hoca’ya bakıyordu. Oysa kırk gün önce aynı kurumda birlikte kaldığı annesini kaybetmişti. Annesinin ona öğrettiği tek ilahi idi “sordum sarı çiçeğe”. Gül hoca misafir salonunda okuduğu Yasin’in ardından kısa bir dua ettikten sonra gönülden şükrettirecek en güzel nidayı duydu. Ses Emel’den geliyordu. “Âmin!!!” Gül Hoca Kuran Kursundan çıkıp üç otobüs değiştirerek geldiği bakım evinde bu sesi ilk duyduğundan beri sık sık nefsine Rıza-i İlahiyi hatırlatıyordu. “Kalpler ancak Allah'ı anarak huzur bulur” ayeti akıl nimetine sahip olmayanları da kapsıyordu. Onu dinen mükellef yapacak bir aklı yoktu Emel’in. Ama hala bud-dup bud-dup diye atan bir kalbi vardı ve onu yaratan Rabbini bulunca gerçek huzuru hissediyordu. Bendirin düm ve tek vuruşları Emel’in kalbine tevhidi nakşediyor, sarı çiçek bize neler öğretiyordu. Topraktan gelen insanın sadrında akıldan azad olmuş bir kalp “Hak la ilahe illallah” dediği için mutluydu. (Nurdan Aygün / Osmangazi Müftülüğü)

EN GÜZEL İSİMLER: er-REZZÂK

Rızık vermek anlamındaki “rezk” kökünden türeyen “Rezzak”, kesintisiz biçimde çokça rızık veren demektir. Allah bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratıp verendir. Zahirde sayısız mahlukatın rızkını yaratan, onların istifadesine sunan ve bedenlerin varlıklarını sürdürmelerine imkân verendir. Batında ise insana bilgi ve marifeti lutfedendir.Kulun teşebbüs ve gayreti olsa da tohumu yeşerten, suyu buluttan indiren, ateşe yakma gücünü veren O’dur. İnsan kainattaki sayısız canlıya verilen nimetlerin sahibini tanımalı, O’ndan talepte bulunup O’na güvenmelidir. Elinde bulunan imkanlardan başkalarını da faydalandırmalıdır.

NE OKUYALIM?

Etkinliklerle Dinimi Öğreniyorum

Arkadaşlar etkinliklerle temel dinî bilgileri öğrenmek ister misiniz? “Etkinliklerle Dinimi Öğreniyorum” eserinde ibadet, inanç, siyer, ahlak konularında eğlenirken öğreneceğiniz etkinlikler yer alıyor. Okuma parçaları, boşluk doldurma, soru cevap, bulmaca, bilmece, testler her bir konunun anlatıldığı ünitelerde sizleri bekliyor.

2020 yılında 6. Baskısını yapan bu eser Komisyon tarafından yazılmış ve 4-7 yaş çocuklarımız için hazırlanmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları’ndan çıkmış olup 224 sayfadan oluşmaktadır.

BİR SORU BİR CEVAP

12. Ölünün ardından yedinci, kırkıncı ve elli ikinci gecesi gibiuygulamaların dinî hükmü nedir?

Ölen bir müslümanınusûlüne göre yıkanıp kefenlenmesi ve cenazenamazının kılınarak defnedilmesi farzdır. Bunundışında yapılması gereken yedinci, kırkıncı ve elli ikinci gün veyabunların duası gibi zaman ve şekle bağlanmış bir görev yoktur. Bunlarınhiçbir dinî dayanağı da bulunmamaktadır. Bu itibarla söz konusugünlerde ölüye yönelik merasimler düzenlenmesi bid’attir. Ancak, sevabı ölen kimseninruhuna bağışlanmak üzere hayır-hasenât yapılabileceği gibi çeşitlivesilelerle dua da edilebilir.

24 NİSAN 2021 CUMARTESİ

12 RAMAZAN 1442

Bursa Namaz Vakitleri

İmsak 04:32

Güneş 06:06

Öğle 13:07

İkindi 16:54

Akşam 19:58

Yatsı 21:25

Bir Ayet

Allah rızkı dilediğine bol verir, (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Hâlbuki dünya hayatı, ahiretin yanında çok az bir yararlanmadan ibarettir. ﴾Ra’d, 13/26﴿

Bir Hadis

“Her duyduğunu söylemesi kişiye yalan olarak yeter!” (Ebû Dâvûd, Edeb, 80)

Bir Dua

"Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır. Ey Rabbimiz! Bizi, inkâr edenlerin zulmüne uğratma. Bizi bağışla. Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin." (Mümtehine, 60/4-5)