GÜNDEM
Giriş Tarihi : 03-05-2021 08:54   Güncelleme : 03-05-2021 08:54

BİZİ ALDATAN BİZDEN DEĞİLDİR

Aldatmak münafıklığın alametidir. Aldatılan insanın üzüntüsünden rahatsız olmayıp önemsememek ise Müslüman'a yakışmayan bir tavırdır.

BİZİ ALDATAN BİZDEN DEĞİLDİR

Aldatmak; “kandırmak, yanıltmak, hile ve oyuna getirmek, dolandırmak, sözünde durmamak” demektir. Bir gün Rasulullah Efendimiz (s.a.v.) pazarda gezerken bir buğday yığını görür, elini içine sokar ve içinin ıslak olduğunu fark edip bunun nedenini sorar. Satıcı “Efendim, yağmur yağdı ıslandı” der. Efendimiz “Peki ıslak kısmı üste koysaydın da alıcılar fark ederek alsalardı ya!” buyurur ve şu kilit cümleyi söyler “Bizi aldatan bizden değildir.”

Aldatmak münafıklığın alametidir. Aldatılan insanın üzüntüsünden rahatsız olmayıp önemsememek ise Müslümana yakışmayan bir tavırdır. Peygamber Efendimiz bir hadisinde şöyle buyurmaktadır: “Şu dört özellik kimde bulunursa o, tam bir münafık olur. Kimde bu niteliklerden biri bulunursa onu terk edinceye kadar kendisinde münafıklıktan bir özellik vardır: Kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet eder, konuştuğunda yalan söyler, söz verdiğinde cayar, husumet sırasında haktan sapar.”

ALDATMAKTA KUL HAKKI VARDIR.

Hz. Ali “Bir cenaze namazı kılınmak için getirildiğinde Peygamberimizölünün geçmiş hayatının hiçbir safhasından sormaz, sadeceölenin kul hakkı var mıdır diye sorardı.” demiştir. Dinimizde; can, akıl, din, nesil ve malın korunması esası vardır ki hepsi bizlere emanettir.

Aldatmanın zıttı “sadakattir”. Sadakat “صدقkelimesinden türer. Doğru olmak, sadık olmak, sözünde durmak, kişiyi arkasından vurmamak, güvenilir ve emin olmak anlamlarına gelir.Peygamberlerin bir vasfı da emin olmaktır yanimutlak doğru sözlü, emin ve güvenilir bir kişiliğe, ahlaka sahip olmak demektir. O yüzden Peygamberimizin bir lakabı da “Muhammedü’l-Emin”dir.Müslümanlar sözlerinde ve işlerinde sadık olmalı, çeşitli hile ve desise ile birbirlerini aldatmamalıdırlar. Dostluk, kardeşlik, vefakarlık da bir sadakattir. Verilen sözü yerine getirmek, ahde vefa göstermek, borcu ödemek, emanetlere riayet etmek, üzerine aldığı vazifeleri yerine getirmek ve vazifeleri ehline vermek de sadakattir.

SADAKAT TOPLUMU SAĞLAMA ALIR

Bir hadis-i şerifte “Allah'ın kendisine yöneticilik verip de yönettiği kimseleri sadakat ve samimiyetle koruyup gözetmeyen kimse, cennetin kokusunu alamaz” buyuruluyor.  Sadakat, toplumu sağlama alır. Sadakat olmadan sağlam aile olmadığı gibi sağlam toplum da inşa edilemez. İslam dini her insanın onurunu, namusunu, özgürlüğünü, dinini, malını ve canını garanti altına alıp dünyada sevgi ve güven içerisinde yaşamamızı sağlar.

Rasulullah Hz. Enes'e “Yavrucuğum! Kalbinde herhangi birine karşı bir aldatma (samimiyetsizlik) bulunmadan sabahlayabilecek veya akşamlayabileceksen, bunu yap. Yavrucuğum! İşte bu benim sünnetimdendir. Kim benim sünnetimi yaşatırsa, beni sevmiş demektir. Kim de beni severse cennette benimle birlikte olur.”

Aynur Işık/ Bursa İl Vaizi

 

Manevi Uyanış İçin İtikâf

Yaşadığımız dünya ve biz her ne kadar kendimizi içinde görmek istemesek de “modern hayat” bize sunmuş olduğu türlü imkânlarla etrafımızı kuşatmış durumda. Her an her dakika ulaşılabilen, mahremiyet sınırları mütemadiyen işgal edilebilen insanoğlu, kendiyle dahi baş başa kalabilmek için yoğun bir mücadele vermek zorunda. Bu durum o kadar ileri safhada ki artık, Tv’de izlediği, radyoda duyduğu görüp okuduğu birçok şey onun varlık alanına, mahremiyet sınırına dayatan önlenemez ve engellenemez bir baskıya dönüşüyor ve dönüştükçe insan kendine inanmayı fark etmedenterk ediyor. Dışarda ve içerdeki yoğun gürültüde,kaybettiği kendini nerde bulacağını bir türlü çözemiyor.

İşte insanın kendine ayıramadığı bu vakti bu alanı, Allah ayırıyor ve ona namaza çağırıyor. Günlük meşguliyetlerin kuşattığı insanoğlunu, dünyayı arkasında bırakarak yeni bir inşa süreci için kendini fark etme, arındırma ve inşa etme imkânını veriyor. Velhasıl gün içinde namazla kendi benliğimizi ayrıştırdığımız dünya hayatında ramazan ayı ile beraber sınırlarımızı netleştirip kendi varlığımıza dayatılan fark etmeden ya da bilerek izin verdiğimiz her şeyden arınma fırsatı yakalıyoruz.

SICAKTAN SONRA YAĞAN YAĞMUR

Ramazan sözcüğünün etimolojisine baktığımızda; “ramad” kökünden türetildiğinde güneşin taşı toprağı çokça ısıtması ve ayakları yakması, “ramdi” kökünden türetilince ise; çok sıcaktan sonra yağan yağmur anlamına geldiğini söyleyebiliriz.

Her iki anlamda da vardığımız sonuç; Ramazan: zahmetle rahmetin buluştuğu aydır. Ramazanı hayatın bir konsantresi olarak düşünürsek nihayetindeki rahmet ile kalbimizi, aklımızı ve hayatımızı temizleyip arındıran bir yağmur olduğunu apaçık görürüz.

Manevi ikramlarla bize varlığımızı ve bizi var edeni bildiren, bu bilgiyi tazeleyen Rabbülalemin, “itikâf” gibi bir fırsatla kendimizi bulma, arındırma ve toparlanmamızı diliyor. Sözlükte kopma, ayrılma, uzaklaşma gibi anlamlara gelen itikâf bugünkü modern insanın en birinci ihtiyacıdır desek hata etmiş olmayız.

 “Tilkehududullah”, “bu Allah’ın sınırıdır” diye buyurarak kendi sınırını koruyan Allah bizim de sınırlarımızın kutsal olduğunu bize -dünya ve içindekilerden uzaklaştırarak- öğretmek diliyor.

EMİR ERİNE Mİ DÖNÜŞELİM

Modern hayat her türlü teknolojik imkânlarla(!) bizi kendisinin birer emir erine dönüştürmeye kararlı görünüyor. Bugün, “özgürlüğüne çok düşkün” olduğunu iddia eden birçok insanın gördüğü bir reklam ile ya mutfağa gidip atıştıracak bi şeyler aradığını ya da soluğu markette aldığını tahmin etmek işten bile değil.

Velhasıl dünyanın türlü şekillerde vermiş olduğu komutlar bizim sınırlarımıza hep bir çeşit zorlama içeriyor. Ne yazık ki modern insanın bunu fark etmesi de kolay olmuyor.

 

Elif Özel / Bursa Müftülüğü Uzman Vaizi

EN GÜZEL İSİMLER: el-HALÎM

Sabırlı, temkinli, ağırbaşlı anlamında hilm kökünden türemiş sıfattır. Aceleyle, kızgınlıkla muamele etmeyip, ileride oluşacak gelişmelere fırsat tanıyan anlamındadır. Allah,  gücü yettiği halde cezalandırmayıp mühlet verendir. Kurân-ı Kerîm’de Halim ismi, bazen Alim ismiyle birlikte zikredilir. Bu durum Allah’ın, gizli aşikar yapılan her şeye vakıf olduğunu, lakin sabır ve teenni ile  muamele ettiğini gösterir.   Verilen mühlet apaçık gösterir ki;Allah, kullarından ümit kesmez. Yapılan hatalardan dolayı tövbe kapısını hemen kapatmaz.

NE OKUYALIM?

Kuran’dan sanata

Kur’an’ı Kerim’in insan idrakiyle buluşmasının 1400. yılı olan 2010 “Kur’an yılı” ilan edilmişti. Vahyin 1400. yılı etkinlikleri çerçevesinde neşredilen bu kitap; taşa, mermere, çiniye, ahşaba, metal vd. malzemelere uygulanan ayet hatlarını konu almaktadır. Hangi ayetin, hangi sanat eserinde o eserin hangi birimine ne gibi gerekçelerle yazılmış olabileceği hakkında temel kaynak durumundadır. Hem tarihi bir belge hem bir kültür hazinesi niteliği taşıması yönüyleeşsiz bir eser olan “Kuran’dan Sanata”,  Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları’ndan 2020 yılında basılmış olup iki ciltten oluşmaktadır.

ŞEHİR VE İNSAN

Gölgesinde keyifle çayların, kahvelerin yudumlanacağı muhabbetin yavaş yavaş demleneceği asude bir mekân olarak Uludağ’ın eteklerinde kollarını açıp huzuru arayanları bekler Uluçınar.İnkaya köyünde tüm heybetiyle arzı endam eder.Köy altı yüz yıllık tarihi çınarla şöhret bulur, çınar köyün adını alarak İnkaya Çınarı olur ve Bursa’da görülmesi gereken değerler listesine adını yazdırır. Uludağ’ın ikramı kaynak sularıyla beslenen Uluçınar ziyaretçilerini büyüleyen bir çekim gücü oluşturur.

Hani mekânlar vardır insanla değer kazanan, mekânlar vardır çevresine değer katan, fayda sunan. Tarih kokanUluçınar’ın gölgesinde yürürkenköylülerin el emeği ürünlerini sergiledikleri tezgahlar,  Bursa hatırası hediyelikler, tarladan toplanmış birkaç parça meyve-sebze  tezgahı karşılar sizi sağlı sollu.. Ziyarete gelenler köylüye geçim kapısı olur.

Rabbimizin Rezzak ismi bir çınarla tecelli etmiştir bu köyde. Ziyaretçilerini de boş çevirmezUluçınar.  Upuzun dalları yemyeşil yapraklarıyla şırıl şırıl akan deresiyle cennetten bir köşe sunar sizlere. Size de çayınızı yudumlarken bu güzel manzara eşliğinde, zaman ayırmak kalır kendinize, sevdilerinize ve çevrenizdeki güzellikleri keşfetmeye.

Hatice Kübra Aktepe / Nilüfer Müftülüğü

 

BİR SORU BİR CEVAP

Kusmakla oruç bozulur mu?

Kendiliğinden kusmakla oruç bozulmaz. Ancak kişinin kendi isteği ve müdahalesiyle meydana gelen kusma, “a¤›z dolusu” olmas› hâlinde, orucu bozar.

3 MAYIS 2021 PAZARTESİ

21 RAMAZAN 1442

Bursa Namaz Vakitleri

 

İmsak              04:16

Güneş              05:54

Öğle                13:06

İkindi               16:56

Akşam            20:07

Yatsı                21:38

 

Bir Ayet

Siz bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de, biliniz ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir. Ahzâb, 33/54﴿

Bir Hadis

Mâlâyânîyi (faydasız söz ve lüzumsuz işleri) terk etmesi, kişinin iyi Müslüman oluşundandır.” (Tirmizî, Zühd, 11)

Bir Dua

“Allah’ım! Beni güzel ahlaka eriştir. Senden başka güzel ahlaka eriştirecek yoktur. Kötü ahlakı benden uzaklaştır. Senden başka kötü ahlakı benden uzaklaştıracak yoktur.” (Müslim, Müsâfirîn, 201)