SAĞLIK
Giriş Tarihi : 16-01-2021 08:59   Güncelleme : 16-01-2021 08:59

AŞIYA GÜVENELİM, HIZLI HAREKET EDELİM

Şu bilgi çok net ve açık: Elimizde "bir ölü virüs aşısı" seçeneği var. Mevcut verilere göre de oldukça güvenli. Koruyuculuğunun Pfizer, Moderna ve Oxford aşılarına oranla biraz daha düşük olduğu söylense de bilinen, denenmiş, güvenilir bir aşı üretim teknolojisiyle geliştirilmiş bir seçenek bu. Şimdi en hızlı şekilde bu seçeneği değerlendirmek ve olabildiği kadar çok insanımızda virüse karşı bağışıklık oluşturmak durumundayız. Kısacası, pandemide en etkili çözüm aşıdır. Ve elimizde öyle bir seçenek var gibi görünüyor.

AŞIYA GÜVENELİM, HIZLI HAREKET EDELİM

Herkes gibi ben de halkımızın koruyuculuğu yüksek aşılarla aşılanmasını isterim. Ancak aşı uygulamalarında koruyuculuk kadar güvenlik meselesinin de önemli olduğunu iyi bilirim. Bu aşamadan sonra "Hangi aşı" tartışmasını bir kenara bırakmamız ve mümkün olduğu kadar "hızlıca" toplumumuzun önemli bir kesimini aşılayıp süreci tamamlamamız lazım. Kısacası, konu aşı olduğundan güvenlik ve koruyucu güç kadar, hız meselesi de önemlidir. Ve biz şidi "hız meselesinin önem kazandığı" yeni bir zaman dilimine girmiş bulunuyoruz.

HIZ MESELESİ NEDEN ÇOK ÖNEMLİ

Hayatın çoğu alanında hızdan hoşlanmayız! Ama söz konusu olan bir pandemiyse, hem de hayatı ciddi oradan tehdit eden viral bir pandemiyse ve elinizde o pandemiyi sonlandıracak herhangi bir aşı seçeneği de varsa, yapcağınız ilk şeyin mümkün olduğu kadar hızlıca hareket etmek, toplumun en az yüzde 60-80'ine bağışıklık sağlayacak bir aşı kampanyasını olabilecek en kısa sürede tamamlamak olmalıdır. Kısacası, aşı meselesi ve aşılama süreci içinde bulunduğumuz bu şartlarda özellikle bu aşamada asla "uzatmaya" gelmez. Çünkü "uzatma" yani "zaman kaybı" virüsün kullanığınız aşıya karşı mutasyon oluşturarak güç kaanmasına, direnmesine dolayısıyla elinizdeki aşının etkinliğinin azalmasına yol açabilir. Anlatmak istediğim özetle şudur: Sağlık Bakanlığımız açıkladıkları aşı arakamlarını mümkün olduğu ölçüde süratle ülkemize getirmeli ve aşılama kampanyasını en geç 3-4 ay içinde bitirmelidir. Aksi takdirde, aşıya karşı bağışıklık kazabilecke yeni bir corona virüs canımızı yakmaya devam edebilir.

"AŞI GELDİ, PANDEMİ BİTTİ Mİ?"

Hayır, bitmedi! Bilelim ki aşı pandemiyi baskılayacak, kontrol altına almamızı  sağlayacak bir numaralı seçenektir. Ama yine bilelim ki aşılama sonrasında da virüs bizimle birlikte olmaya devam edecek, etkisini muhtemelen "düşük profilli bir kış enfeksiyonu" şeklinde sürdürmeye devam edecektir. Tabii ki daha iyi bir ihtimal de var: Önceki  SARS virüsü saldırısında olduğu gibi, bu virüs de kendiliğinden olumlu yönde mutasyonlara uğrayıp ortadan kaybolabilir. ama görünün o ki bu çok küçük bi rihtimaldir. Ve yine görünen  o ki virüs gezegenimizde varlığını sürdürmeye devam edecek, bir kış enfeksiyonu olarak bizimle birlikte yaşamını sürdürürecektir. Ne var ki elimizde bu kadar fazla aşı seçeneği ve deestek ilacı olduğu sürece önümüzdeki yıllarda bu virüsten korkmamızı gerektirecek bir durumun olmayacağı da aşikardır. (ntv.com)